7/10http://www.imdb.com/title/tt0864761/
Yönetmen: Saul Dibb
Oyuncular: Keira Knightley (Georgiana), Ralph Fiennes (Duke of Devonshire), Charlotte Rampling (Lady Spencer), Dominic Cooper (Charles Grey)
On sekizinci yüzyıl sonlarında geçen film 'Georgiana Duchess of Devonshire' adlı kitaptan uyarlanmış ve yaşanmış olaylara dayanıyor. Georgiana Spencer, henüz 18 yaşına girmeden, kendisinden yaşça büyük olan, İngiltere'nin en saygın kişilerinden 5. Devonshire Dükü William Cavendish'le evlenir ve Devonshire Düşesi ünvanını alır. Ne var ki, hayat dolu ve duygusal bir kadın olan Georgiana için bu, lüks içinde ama mutsuz bir hayata doğru atılmış bir adımdır. Kendisine varis olacak bir erkek evlat doğurması dışında onunla pek ilgilenmeyen, soğuk ve kibirli William, onunla neredeyse hiç konuşmaz. Georgiana uzun süre dünyaya bir erkek getiremediği için ilişkileri iyice gerilir. Ancak buna rağmen Georgiana, sıcak ve canayakın kişiliği sayesinde, dönemin sosyetesi ve değişmekte olan politik atmosferi içinde fazlasıyla sevilen ve dikkat çeken bir figür olmayı başarır. Kendine güveni artıp çevresi geliştikçe, hayatta neyi istediğinin de daha çok farkına varan düşes ve dükün evliliği, önce Leydi Bess Foster'ın dükle birlikteliği, ardından da düşesin çocukluk yıllarından tanıdığı politikacı Earl Grey'le yaşadığı fırtınalı aşkla sarsılır. Georgiana kalbinin sesini dinlemek istese de, bulunduğu mevki buna izin vermez.
Artılar:
* Film, geçtiği dönemi özellikleri, kıyafetleri ve olayları ile iyi bir şekilde yansıtıyor. Özellikle o çağa ait kadınların problemlerini yansıtıyor. Aynı problemleri çok benzer şekilde anlatan bu yaz gösterimde olan "The Other Boleyn Girl" filmi ile kıyaslandığında daha ilgi çekici olduğu söylenebilir.
* Ralph Fiennes'in oyunculuğu iyiydi. Karakterin sinir bozuculuğu ve iç dünyasında yaşadığı çelişkileri yüz ifadeleri ile güzel yansıtmıştı.
Eksiler:
* Film doğası gereği yavaş ilerliyor ve bu yer yer sıkıcı olabiliyor.
* Georgiana’nın moda konusunda başarılı biri olduğu, Charles Grey ile aşkı, vb. öğeler filmde çok da derinlemesine işlenmemiş.
Not 1: O çağda hizmetçilerin sanırım sağır ve dilsiz olmaları lazım; çünkü her türlü gizli konu, entrika onların yanında çok rahat konuşuluyor ve hatta insanlar da yalnızmış gibi davranabiliyor.
Not 2: Filmdeki ilginç bir diyalog: Düşes’in yeni kocası Devonshire Dük’ünün kadınların neden karmaşık elbiseler giydiği sorusuna Düşes’in verdiği cevap: “Erkekler konuşarak kendilerini ifade edebilir. Biz özgürce konuşamadığımız için elbiseler ile kendimizi ifade edebiliyoruz.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder