7.5/10http://www.imdb.com/title/tt1282139/
Yönetmen: Tolga Örnek
Oyuncular: Taner Birsel, Halit Ergenç, Vahide Gördüm, Selçuk Yöntem, Uğur Polat, Serhat Tutumluer
1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiğini açıklar. Hemen işe girişen 23 mühendisin önünde bu otomobili yapmak için Cumhuriyet Bayramı'na kadar yalnızca 130 gün vardır.
“Devrim” adı verilecek olan bu arabayı üretmek için 23 mühendis, kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle baş etmek zorunda kalırlar.
60 günde çekilen film tarihin kapılarını aralıyor...
Artılar:
* Türkiye Cumhuriyeti'nin sanayii tarihinde gerçekten yaşanmış olayları, politik yaklaşımları ve özgüven eksikliğimizi oldukça güzel bir anlatımla seyirciye veriyor.
* Tarihi açıdan unutulan bazı gerçekleri ve bugünü değerlendirmemize de ışık tutuyor. Boş yere dememişler hayat geriye bakarak anlaşılır diye...
* Filmde konunun işlenişi ve yaşananların aktarılışı da filmcilik açısından yeterli ve eğlenceli.
* Bir mühendis gözüyle konunun çok daha ilgi çekici olduğu da bir gerçek.
* Hikayeyi bilseniz bile "acaba başaracaklar mı?" diye seyredende merak uyandırıyor ve sonuna kadar seyirciyi bağlı tutabiliyor, sıkılmadan seyrettiriyor.
* Oyuncaların birçoğunun dizi filmlerden aşina gelmesi ve rollerinde başarılı performanslar göstermeleri de bir artı.
* Bazı replikler de etkileyici:
- Yapabileceklerine inanmaları,yapmalarından daha önemli.
- Türkiye'de hiçbir başarı cezasız kalmaz.
- Senin bildiğin kadarını ben unuttum.
- Devrim yolda kalsa bile, en azından halk sırtlar götürür demiştik.
- Zaten adı Devrim olan bir arabanın yollarda gezmesine izin vermezlerdi.
- Garb kafası ile araba yaptık, şark kafası ile benzin koymayı unuttuk.
Eksiler:
* Ana konunu etrafında işi yapmak üzere toplanan karakterlerin tanıtımı ve hikayeleri çok da detaya girilmeden veriliyor; buna rağmen bazı sahneler de gereğinden uzun tutuluyor.
* Filmin geçtiği döneme ait ortam, dekor ve kostümler her ne kadar o döneme ait bir etki yaratsa da daha geniş mekan çekimlerinden masrafa girmemek için kaçınıldığı hissedilebiliyor.
* Filmcilik açısından eksi olmasa da bazı sitelerde belirtilen şu husus da dikkatimi çekti:
Özellikle gerçek araba yapımında emeği geçen insanlara en sonunda bir atıfta bulunma yapılmamış (hatta sondaki bir fotoğraf sahnesinden sonra gerçek fotoğraf da gösterilebilirdi) ve de siyasi bir yaklaşımdan mı bilemiyorum ama projede görev alan (hatta liderlik edenmiş) Erbakan'a da hiç değinilmemiş. Çok araştırmadım ama eğer gerçekten böyle ise, filmin ana teması olan gerçek bir hikayenin anlatımında objektif olunamamış demektir ve "emeğe saygı" diye sanat dünyasında çok değinilen bir hususta filmin kendisinin bunu atlamış olması daha da büyük bir ayıptır... “Benzini bitti diye yolda kalan araba” etiketiyle unutulan “Devrim”in hikayesini tarihte kaybolmaktan kurtaran bu filme bir mühendis olarak teşekkür ederken; böyle bir ayıp yaptılar ise bu notu da düşmem gerekir...
Not: "Devrim Arabaları” filminde, kullanılan teknoloji nedeniyle Türk sinemasında bir ilke imza atmış. Kayıt işlemi kasetlere değil, bilgisayar ortamında doğrudan harddisklere yapılmış ve bu sayede hem kayıt kalitesi yükseltilmiş, hem de sette anında kurgu yapma imkanı olmuş.




