24 Ağustos 2008

Karadeniz Yaylaları

Yazın sıcağında, güneşi haftada sadece 1-2 defa görebileceğiniz,
yürüdüğünüz hemen her yerin, gördüğünüz her yaprağın ıslak olduğu,
buz gibi sularıyla gürül gürül akan derelerin çoşkun sesler çıkardığı,
derelere hemen her tepeden suların aktığı ve soğukluğundan zor içebildiğiniz,
çiselemenin hissedilemeyecek kadar ince, hoş ve ıslatıcı olduğu,
yolların inanılmaz engebeli ve sarp olduğu ama yine de çıkılabildiği,
çıktığınız zaman kendinizi bulutların üstünde bulduğunuz,
Sis filmindeki gibi 10 saniye içinde sislerin etrafınızı kapladığı,
sisden burnunuzun ucunu göremediğiniz ve
Jurassic Park filminin ormanlarına benzer ormanların bulunduğu
bir yer var mı bildiğiniz? :)

İşte orasının adı yayları ile Karadeniz…Ve fotoğraflarını da buyrun...

http://www.ae.metu.edu.tr/~cengiz/pictures2/foto-karadeniz1/karadeniz1.html

http://www.ae.metu.edu.tr/~cengiz/pictures2/foto-karadeniz2/karadeniz2.html

Şu gezi hatırası kısa anektodları da hatırlatma babında kendimiz için not düşelim:

- Kolbastı (Bilmeyenler Google’da arattırıp seyretsin mutlaka)
- Guymak-Muhlama
- Şeyma gel, gel Şeyma
- Adnan Menderes’e Adana-Mersin diye gidivermek
- Oynakbaşı-çekirge
- Bulutların üstüne çıkmak
- 30 dakikalık yürüyüşler 60 dakikada yapılır
- Su kaynatan karbüratöre serum bağlama
- Flaş kullanmayalım...
- Teknoloji harikası spor ayakkabısı (kayan ve su geçiren)...
- Horon çekme: 1,2,3; 4,5,6.
- Engebeli yayla yollarında sallanan araçta, otomatikman horona uygun salınım...
- Sesi takip edin (ineğin boynundaki zil)...

Hadi 1-2 tane de sizler için:

Uzungöl’de markete giren birisi sorar:

- Su var mı?
- Her yer su kardeş, iç istediğin kayadan.
- Yok şişede satılan.
- Ha, dolaptan al.

Şoförün birine turdan birisi sorar:

- Yaylalar nasıl, eskisi gibi değil artık galiba?
- Yok yaylalar eskisi gibi. Tek fark sizlerin gelip gitmesi.
- ??

Bir parçanın sözlerinden:

- Çayır biçiyom çayır
- Yanıyom cayır cayır
- O kırmızı yanaktan
- O kiraz dudaklardan
- Benim payımı ayır

Gezide dört dörtlük organizasyondan dolaTempo Tur’a ve
rehberimiz Arif Çakır’a da teşekkür ederim. Diğer fotolar için
tıklayın.

1 yorum:

sinemacı dedi ki...

- Şiir denemen fena değil de taklitçi zihniyetten kurtulamamışsın sonunda..

- Anektodlar ise süper, özellikle Şeyma'yı sen-ben dışında kimse anlayamaz :) Bunları uzun uzun da yazmalı bir yerde ;)