6.5/10http://www.imdb.com/title/tt0448011/
Yönetmen: Alex Proyas
Oyuncular: Nicolas Cage (John Koestler), Chandler Canterbury (Caleb Koestler), Rose Byrne (Diana Wayland), D.G. Maloney (The Stranger), Lara Robinson (Lucinda Embry/Abby Wayland)
1959 yılında, bir ilköğretim okulunun açılış töreninde, bir grup öğrenciden geleceğin neye benzeyeceğini resmetmeleri istenir. Resimleri bir zaman kapsülüne konacak ve 50 yıl boyunca kapsülde saklanacaktır. Ama gizemli bir kız kağıdını rastgele gibi görünen sıra sıra rakamlarla doldurur ve bunların görünmez insanlar tarafından kulağına fısıldandığını söyler. Yarım asır sonra, mesajın geçen 50 yıl içinde yaşanan tüm büyük felâketleri tahmin ettiği ortaya çıkar. John Koestler belgeden, üç büyük felâketin daha yaşanacağını ve bunlardan sonuncusunun küresel çapta bir yıkıma yol açacağını keşfeder. Felâketi durdurabilmek için zamanla yarış başlar.
Artılar:
* Filmin senaryosu giriş ve gelişme ile son derece ilgi uyandırıcı olmayı başarıyor. Ama sonu ile rezalet, ben baştan belirteyim :)
* Efektler, özellikle de uçak sahnesi, metro sahnesi ve son sahneler oldukça etkileyici.
Eksiler:
* Film, elindeki güçlü senaryo ve gizemli giriş-gelişmeye rağmen sonuna doğru bütün bu malzemeyi tam anlamıyla berbat edip, tarihin en beceriksiz film sonlarından biri olmayı başarıyor. Konuyu böyle bağlamak da bir seçenek tabii ama sonunun tatmin edici olmayan, kolaya kaçan ve en azından bir çok seyircinin beklentilerini karşılamayıp mesaj içerikli (ki bir çok kişinin vermek istediği mesaj olarak belirttiği ile bence tamamen uyumsuz) olması ile maalesef hikaye harcanmış, ucu kapatılamamış, sonu basitleştirilmiş.
* Nicolas Cage yine yeni yeniden kötü filmler kariyerine "National Treasure"dan sonra da devam ediyor. :)
* Filmdeki mantık hataları sonunun kötülüğünün yanında solda sıfır kalıyor, bahsetmeye gerek yok.
* Bu tip filmlerde olaya bölgesel bakışlar da hep filmi sığ bırakıyor. Mesela felaketler sadece Amerika'da mı, arkadaşı konuyla niye ilgilenmeyecek kadar zeki salak bir profesör (cevap: erkek olduğundan; kahramana rakip olmaması için), bu çocuklar dışında koca ülkede başka birileri yok mu (ki var sonuna göre), koca konu sadece bu tiplerin etrafında geçiyor, vs. geniş ele alınmıyor.
* Filmin sonunun rezalet ötesi oluşunu çok açık etmeden belirteyim:
1) Filmin başında bir merak veriliyor, gelişme kısmında da genişletiliyor, sonra bunun çözülmesini ümit ediyorsunuz. Filmin başından beri kahramanımızın bir halta yaramasını bekliyorsunuz. Yaa çok beklersiniz!
2) Hatta gittikçe sefil bir varlık haline geliyor, filmin sonunda "beni de, beni de" diye ağlayıp sonra çocuğun verdiği akılla "peki tamam" diyen filmin başındakinden farklı bir ahmağa dönüyor.
3) Film nereye bağlanacak derken, önce çok sığ geçilen bilimsel bir afet, sonra standart/basit bir kaçış ve mistik öğelerle film kendince sonuna çözüm bulmuş. (Dini bir takım öğeler, kader, geçmişteki epik hikayelere benzer son/kurtuluş falan, filan çeşitli klişeler de tutarsız bir şekilde mevcut).
4) Hadi bunu yuttuk, yav o kadar rakamı niye yazdı bu kız, bir halta yaramayacak ise diye de sormak gerek.
5) O kadar kişi (çiftler) ayrı ayrı yerlere (yerin anlamını yazmıyorum) mi bırakıldı??
6) Vee filmin sonunun sanki bir kaç kez uzatılmış hali, yok şu da olsun yok bu da olsun der gibi 2-3 kez sahne üstüne sahne gösterilen; bitti derken devam eden ama devamının da bu hilkat garibesi sonu daha da batırdığı gereksiz uzatmalar yığını da ayrı bir rezalet idi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder