7.5/10http://www.imdb.com/title/tt0758774/
Yönetmen: Ridley Scott
Oyuncular: Leonardo DiCaprio (Roger Ferris), Russell Crowe (Ed Hoffman), Mark Strong (Hani), Carice van Houten (Gretchen Ferris)
Roger Ferris, ABD istihbaratının sahada ve insan yaşamının elde edilecek istihbarattan daha değerli olmadığı tehlikeli koşullarda görev yapan ajanlarından biridir. Ortadoğu'da terörizme karşı istihbarat toplarken sürekli olarak uydularla Amerika'da operasyonları masabaşında yürüten CIA ajanı Ed Hoffman tarafından izlenmekte ve kontrol altında tutulmaktadır. Kendince stratejiler üreten Hoffman, dünyanın en karmaşık istihbarat ağından kaçmayı başaran ve bir dizi bombalama eylemi düzenleyen bir terör örgütü liderinin peşindedir. Teröristi açığa çekmek isteyen Ferris, Ürdün gizli servisi ile de anlaşmaya çalışmaktadır. Bu arada Hoffman ve Ferris'in diğer şahsi hareketleri yüzünden işler gittikçe karışacak ve Ferris, hedefe yaklaştıkça güven kavramının hem tehlikeli, hem de hayatını kurtaracak tek şey olduğunu keşfedecektir.
Artılar:
* Film klasik ajan filmlerindeki abartılardan uzak oldukça gerçekçi senaryo ve sahneler ile ilgi çekici bir yapım.
* Leonardo DiCaprio ve Russell Crowe alışılagelmiş oyuncu karakterlerinin dışındaki karakterleri başarı ile sergiliyorlar.
* Bu arada Ürdün istihbarat şefini canlandıran Mark Strong da oldukça güçlü ve karizmatik bir karakter sergiliyor, tabii biraz Andy Garcia tipinin etkisi de yok değil bunda :)
* Kültürler arasındaki farklılıklar da son derece sade ama etkileyici bir şekilde; üstelik de filmin genel akışına uygun verilmiş.
* Efektler, teknoloji vs. anlamında etkileyici sahneler dışında duygular anlamında da etkileyici sahneler mevcut: insanların hayatının bilgiden değersiz olduğu ve harcanabilirliği anlamında helikopterin kovalama sahnesinde yaşananlar; kültürel farkların yansıtılmasında Leonardo'nu Aisha ile el sıkışamayıp elinin havada kalması; onca teknolojiye rağmen süper gücün bile çaresiz kaldığı uydu ile jip takip sahnesi; masum bir insanın yem olarak kullanımına yönelik yapılan sanal eylem, medya gücü ve sonuçları, vb.
* Filmin evde oturarak televizyondan ve medyadan her gün yaşanan savaşları ve terör olaylarını seyreden insanlara; değişik bakış açıları (nispeten) ile olayları daha gerçekçi ve iç yüzü ile anlatmak açısından da ufak bir faydası var. Her tarafın çıkarması gereken dersleri biraz da olsa mesaj olarak verebiliyor sonu ile. Hangi tarafda iseniz "algıda seçicilik" ile diğer tarafa yönelik mesajı yakalamanız daha olası :)
Eksiler:
* Tüm bunlara rağmen filmin vermeye çalıştığı mesajlarda hem Amerikan politikalarına ve istihbarat yöntemlerine hem de din fanatikliği ve teröre yönelik gösterdiği yaklaşımlar da yine de Amerikan bakış açısının izlerini görmek mümkün. Özellikle terörün masum insanlara verdiği zarar anlatılırken batıda yaşananlar gösterilip, teröre başvuranların da aynı zamanda orta doğuda nasıl eylemci buldukları ve bu insanların da aslında kurban oldukları falan tamam doğru da Amerika'nın bu yaşananlar da katkısı neler onlardan da bahsetmek ve Arap halkının gözünden olanların nasıl görüldüğünü de vermek gerekirdi bence. Örneğin Irak işgali ile muhabir olup sonrasında da ayakkabı atma noktasına kadar gelen Iraklı gazetecinin yaşamı sanırım bunun en güzel örneği; bir sonraki filmde kullanırlar artık. Filmin adı üstünde zaten "Yalanlar Üstüne"; malzeme bol, daha anlatılmadıklar da var yani...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder