16 Nisan 2008

Film Yorum 17 - Cloverfield

6/10

http://www.imdb.com/title/tt1060277/

Yönetmen : Matt Reeves

Oyuncular: Michael Stahl-David (Rob Hawkins), Mike Vogel (Jason Hawkins) , T.J. Miller (Hud) , Jessica Lucas (Lily Ford)


New York’taki bir barda kulakları sağır eden bir gürültü duyulur, bardaki kargaşa sırasında davetliler merdivenden aşağıya kaçmaya çalışırken New York caddelerini alev alev yanan yıkıntı ve enkazlar kaplar. Ardından Manhattan tarafında şiddetli bir patlama olur, Özgürlük Heykelinin kafası tıpkı dev bir top güllesi gibi caddeye çarpar. New York’a düzenlenen bir canavar saldırısına tanıklık eden bir grup insanın bir el kamerasından anlatılan öyküsü.

Artılar:
* Filmin vermek istediği gerilimi büyük ölçüde hissettiren bir kurgusu var.
Klişe gerilim filmlerinin alışageldik sahnelerinden sıyrılmayı başarıp beklenmedik anlarda gerilim oluşturmayı başardığı anlar var.
* Filmin aynı anda insanın zihninde sonuna kadar bir gizem bırakması da güzel. Ancak sonundan sonra da bunu bırakması böyle bir şey ile kendini tatmin eden yönetmen ve devamını ümit eden yapımcı açısından tipik ve klişe bir yaklaşım. Ayrıca seyirciye de saygısızlık örneği. Zaten filme uygun bir son bulabilselermiş koyarlarmış, eee o da maharet ister...
* Efektler de el kamerasından çekilmiş olması ile birleşmesine rağmen doyurucu. Askerlerin ateş sahneleri "Children of Men" filmindeki çok gerçekçi sahneleri hatırlatıyor insana.

Eksiler:
* Yukarıda söyledik en büyük eksisini, lök diye ve de tahmin edilebilir bir şekilde bitiyor.
* Filmdeki sahneler el kamerası ile çekim sonucu sürekli sallanan bir şekilde gözüktüğünden bazıları için son derece rahatsız edici olabilir.
* A
matör kamera açıları ile çekim bir yere kadar iyi; ama baştan sona çekerim ben belgesel gibi, orijinal de olur fikri maalesef şu gerçeği gözardı ettiği için bence başarısız olmaya mahkum: Filmin seyircilere de hitap etmesi gerek; onların farklı ve yüksek beklentilerini tatmin etmesi gerektiğini unutup, kendim için, sinemacılık ve sanat için çekerim mantığı dozunu fazla kaçırınca ben de seyirci olarak, iyi ben senin filminle başbaşa bırakayım, almayayım dedirtiyor ister istemez. Bu filmde de film bittiğinde cevaplanmayan (belki de cevabı yapanda da olmadığından) sorular en büyük eksiği.
* Küçük yaratıklar ortaya heyecan katmak için konmuş klişe varlıklar olarak kalmış.
* Bir de füzelerden etkilenmeyen canavar (fantazi filmlerindeki ejdarha, vs. için eyvallah da fiziksel olarak gerçek dünyada olmamış, bari anlatsa da nasıl oluyo öğrensek), düşen helikopter ile her koşulda bozulmadan kalan el kamerası (varsa modeli öğrensek) biraz gerçekçiliği bozuyor...
* Yav düşündükçe geliyor: Peki bu çocukda da ne azim varmış, sonuna kadar kamerayı bırakmadı. Kim böyle bir hayat memat meselesinde "baba insanlar ne olduğunu görsünler" diye çekim yapar? Değil mi?

Hiç yorum yok: